RSS

15.10.2009

Ìstanbul günlüğü:)

Şu Blog alemi ne acaip bir dünya….
Burada yeni insanlarla tanışıyorsun, yeni hayatlara, yaşamlara açtıkları pencerelerden bakma şansını yakalıyorsun, eğer kendi blogun varsa sen onlara yeni pencereler açabiliyorsun.

Burada çok güzel insanlarla tanıştım, onları önce yüreklerinden akan yazılarıyla tanıdım ve çok sevdim. 3. Ekimde Ìstanbul´a gittiğimdeyse yüz yüze tanışma fırsatı buldum. Evet hepsi düşündüğüm, hayal ettiğim gibiydiler. Beni sıcacık sardılar, sarmaladılar. Mayamın, Efsamın yakınlığı, sıcak dostlukları aklımın kuytu bir köşesinde saklanan son endişe kırıntılarınıda yok etti.

Sanal dünya denen bu dünyada gerçek ve yürekten gelen dostlukların oluşabileceğinin ispatıydı işte bu buluşma. Beklentisiz, kasıntısız, yapmacıksız, birbirimize olduğumuz gibi davrandığımız, sıcacık bir buluşmaydı. O an hissettiklerimi Mayam bu yazısında ne güzel anlatmış (kelimelerle dans etmekte ben ne yazık ki onun kadar başarılı değilim).

Ama anlatmaya baştan başlasam iyi olacak galiba:)
3. Ekim, Cumartesi, Saat 06:00: Gözlerimi açıyorum ve saate bakıyorum, uff kalkmak için daha çok erken. Neyse yatakta biraz döndükten sonra anlıyorum ki, artık uykum kaçmış. Kalkıyorum ve ilaçlarımı alıp, balkona sigara içmeye çıkıyorum. Aklım daha toplanılacak eşyalarda, hazırlanacak bavulda. Başlıyorum eşyalarımı toplamaya, uyuyan ev halkını rahatsız etmeden toplaya bildiklerimi topluyor, hole yığıyorum. Çayımı içip bilgisayarın başına geçiyorum, blogları dolaşıp, maillerime bakıyorum. Duşumu alıp, saçlarımı fönlüyorum.

Saat 07:15: Sabrım tükenmiş ve heyecandan kalbim güp güp atıyor, bir an evvel bavulumu da hazırlayıp, her şeyi hazır etmem gerek. Gidip eşimi kaldırıyorum, daha çok erken diye mızmızlanmasını dinlemeyip, onu banyoya kovalıyorum. O homurdanarak banyonun yolunu tutunca, yatak odasını ele geçiriyorum. Yatağı düzeltip, başlıyorum götüreceklerimi dürüp, yatağın üstüne yığmaya. Bavullarım hazır olunca içim rahatlıyor. Bu arada bizim ufak cadı uyanıyor, biraz onunla onun yatağında, yatak keyfi yapıyoruz. Sonra banyosunu bitiren babamızı taze ekmek almaya gönderiyoruz. Hazır babamız gitmişken, küçük cadıya banyo yaptırıyorum, sıpa o kadar kıpırdak ki, benide baştan başa ıslatıyor, böylece ikinci duşumuda almış oluyorum.

Babamız gelince hep birlikte kahvaltımızı yapıyoruz ve mutfağı toplamayı, bulaşıkları makineye koyma işini babamızın üzerine yıkıp, küçük cadıyla süs yapmaya gidiyoruz.

Saat 10:30 da hava limanına gitmek için yola çıkıyoruz. Hava limanına varınca, bavullarımı veriyorum. Bizimkilerle vedalaşıp, pasaport kontrolünden geçip, bekleme salonuna gidiyorum. Daha uçağın kalkmasına çok var, kendime bir kahve alıp, kitap okuyorum. Uçağa binme saati gelince, uçağa binip yerime yerleşiyorum. Uçak 35 dakika geç kalkıyor, ben yine kitap okuyorum, elimdeki kitap bitince, ikincisine başlıyorum (ee tedbirli kadınım ben:))

Ìstanbul´a iniyoruz, pasaport kontrolünden çıkıp, bavullarımı alıp hava limanından dışarıya çıkıyorum. Beni almaya gelecek olan, Dünya Göz Hastanesinin arabasını, bana verilen talimata göre, hava limanının önünde beklemeye başlıyorum. Bir saatten fazla oralarda gezindikten sonra arabayı göremeyince Nur ablamı arayıp, taksiyle Otele gitmeye karar verdiğimi bildiriyorum. Neyse taksiyle yoldayken, Mayadan telefon geliyor, nerede olduğumu, Otele ulaşıp ulaşmadığımı soruyor, ona yolda olduğumu, yakında Otelde olacağımı söylüyorum.

Otele varır varmaz, işlemlerimi halledip, odama yerleşiyorum. Otelin önündeki masalardan birine oturup, başlıyorum beklemeye, heyecan son dorukta. Gelen geçenleri gözetlemeye başlıyorum. Neyse bir zaman sonra köşeden iki güzel hanım, Mayayla, Efsa görünüyorlar, ben onları hiç görmemiş olsam da (Mayamı resimlerinden tanıyordum) yüzlerindeki ışıktan tanıyorum. Sarılıp selamlaşıyoruz ve demli çay eşliğinde kasıntısız, sıcacık koyu bir sohbete dalıyoruz. Mayamın: “Hadi acıkmışsınızdır, sizi yemeğe götüreyim.” teklifiyle, Ìstiklâl caddesine doğru yola koyuluyoruz. Efsayla ikimiz Ìstanbul´un yabancısı olduğumuz için, Mayanın gözü üzerimizden hiç eksik olmuyor. Neyse bir Restorana giriyoruz, yer olmadığı için biraz bekliyoruz, yer boşalınca, yerlerimize yerleşip, yemeklerimizi sipariş ediyoruz. Yemekler ne hikmetse bir türlü gelmek bilmiyor, bizde beklerken sohbeti iyice koyulaştırıyoruz. Efsa, arkadaşlarının onu saat 11 e doğru alacaklarını söyleyince, Otele dönüp orada beklemeye karar veriyoruz.

Otele varınca Mayanın o gece bende kalması için işlemleri halledip, Efsanın arkadaşlarını beklemeye başlıyoruz. Efsanın arkadaşları ne hikmetse, ana cadde üzerinde olan Oteli bir türlü bulup gelemiyorlar. Bu arada Ìstiklâl caddesinde bizi bekleyen Mayanın diğer arkadaşı beklerken ağaç oluyor tabii ki. Neyse biraz gel gitten sonra Efsayla vedalaşıp onu arkadaşlarına teslim edip, Ìstiklâl caddesinde bizi bekleyen, beklerken neredeyse çiçek açan arkadaşımızıda alıp, bir yerlerde oturup sohbet etmeye gidiyoruz. Mayamın arkadaşı çok hoş bir insan, sıcak kanlı ve sevecen. Bizler içeceklerimizin ve bol kahkahalı sohbetin eşliğinde zamanın nasıl geçtiğini anlamıyoruz.

Otele dönmek için kalkmaya karar verdiğimizde ise saatler gecenin 04:30 nu gösteriyor. Birazda Otelin önünde sohbet ediyoruz ve Maya arkadaşını durağa bırakmak için gidince, bende odama çıkıyorum. Yattığımızdaysa saat tam 06:15 ti ve ben böylece çok hoş ve bol kahkahalı bir 24 saat geçirmiş oldum.


O gecemi tatlandıran Mayama, Efsama ve adı bende saklı, hoşsohbet arkadaşa nasıl teşekkür edeceğimi bilmiyorum. Teşekkür kelimesi onların bana verdikleri mutluluğun yanında o kadar yetersiz kalıyor ki. Sadece bu üç güzel insanı çok ama çok sevdiğimi söylemek istiyorum.

Devam edecek:)

Resim: Pixelio

24 Kişi ses vermiş:

guguk kuşu dedi ki...

yav beraber resimleriniz yok mu?

beenmaya dedi ki...

bende seniiiiiiii :)))

özlem dedi ki...

Ne güzel olmuş buluşmanı Belgin'ciğim ama nerede fotoğraflar:)
Devamını bekliyorum yazının.
Sevgilerimle...

absalom dedi ki...

belginnn :))
ateşle ben de gelicektim ama efsanın gözü değdi gelemedik...
nazar da olabilir bak emin olamadım.

:)))

Belgin dedi ki...

Guguk, var bir iki resmimiz, ama biz laflamaktan, resim cekmeyi unuttuk ki:((
Keske sende gelseydin be Kusum...
Öptüm kardesimi:))

Belgin dedi ki...

Mayam, seni ne kadar sevdigimi anlatmak icin kelime bulamiyorum ben, söyle SIKICA bir sarilsam yetermi ki...
Sarilip, öpüyorum bitanem:)

Belgin dedi ki...

Özlemcim, senin sesini duymak, seninle konusmak cok mutlu etti beni, cok sagol bitanem, insallah en kisa zamanda seninlede bulusuruz, ha ne dersin:))
Öpüyorum tatlim:))

Belgin dedi ki...

Absalom, kusura bakma ama o size degen Efsanin nazari filan degil, sizin saskinliginiz:Ppp
Iki kisi bir olupta gelemediniz, yaziklar olsun size:Pp
Bir dahaya mutlaka bekliyorum bak, gelmezseniz ben cikip gelicem, o zaman sizi elimden kim alir bilemem artik:)))
Saka bir yanada ben gelemediginize cok üzüldüm yaa, Atesimde cok üzüldü biliyorum ama en kisa zamanda bulusabiliriz insallah:))
Hadi öptüm ikinizide, Allah sizi nazarlardan korusun:))

guguk kuşu dedi ki...

heee ben de gelseydim tabiiii,
mide bulantılarımı, korkunç halsizliğimi, çalışmam gereken tonlarca dersi yanıma alıp, sizin de morallerinizi bi güzel bozardım he he

Belgin dedi ki...

Aman nolcak be Gugukum paylasirdik tüm bunlari, inan moralimizi hic bir sey bozamazdi, biz sana bir güzel bakardik, hepsi geciverirdi hemencecik:))
Gecmedimi hâlâ bulantilarin kuzum, kiyamam ben sana ya, ama yakinda gecicek bi tanem:) Sen simdi dogru derslerinin basina bakayim, bak daha hâlâ buralarda geziniyo, hadi bakayim dogruuuuu odana:Pp

Dolunay dedi ki...

bu yazıda adımın gecmesını, senınle tanısmayı ne kadar ısterdım ablacım :( hoşgeldın aramıza.

YAŞAMIN KIYISINDA dedi ki...

Tadı damağımızda kaldı, yazınla idare edelim şimdilik.
İnşallah YİNE YENİDEN Belgin'cim.
Çok öpüyorum canım...

sünter dedi ki...

Canim Belgincim,
evine hosgeldin.
Biz bir türlü iletisime gecemedik.Verdigin numaradan sana ulasamadik.Aycide yazmis sana ama olmadi iste. Nasil üzüldüm bilemezsin. Hem seni hemde yazilarindan tanidigim diyer blogcu arkadaslari yakindan tanimak cok isterdim. Neyse ilerde olur insallah.Biz Ayciyle gezerken hep seni düsündük belkide buralardadir diye bakindik öylesine.
Ama senin adina cok sevindim hem gözlüklerden kurtulmussun hemde arkadalarinla güzel günler gecirmissin.
Öpüyorum seni.
Kücük cadinada gecmis olsun

Belgin dedi ki...

Dolunaycim, keske gelebilseydin, gelemedigine gercekten cok üzüldüm:(( Bir dahakine insallah görüsebiliriz..
Öpüyorum gülüm:))

Belgin dedi ki...

Canim ablam, benimde tadi damagimda kaldi, en kisa zamanda yanindayim canimin ici:))
Sarilip, öptüm ablam:)

Belgin dedi ki...

Süntercim, bulusamadigimiza ne kadar üzüldüm bilemezsin. Seni ve Aycimi görücem diye cok sevinmistim. Insallah en kisa zamanda bulusur, tanisiriz, Türkiyede olmazsa buraya geldiginizde bulusuruz bizde:)
Öpüyorum ikinizide:))

Özlem dedi ki...

blog dünyasında gerçekten tertemiz insanlar var çoğunluğu öyle bence hele tanışınca dünyana yeni insanlar katınca hayat daha da bir güzel oluyor.

ayci dedi ki...

ah belgin teyzem,

nasil olduysa biz iletisim sorunu yasadik malesef :(

cok üzüldüm, annemle birlikte üzüldük hatta.

kac kez aradim seni, ama ulasamadim.
sürekli mesgule verdi telefon :(

umarim bir daha ki sefere...

Ateş Böceği dedi ki...

Yawww anlatmayın artıkk orta yerimden çatlıcam haaaa :))))

Belgin dedi ki...

Özlemcim, kesinlikle haklisin, öyle güzel insanlarla tanistim ki anlatamam:))

Sevgilerimle

Belgin dedi ki...

Aycim, benim telefonun uyuzlugu tuttu anlasilan, kiskanmistir bizi meret. Bende cok üzüldüm bulusamadigimiza ama Türkiyede olmazsa bizde siz buraya gelince bulusuruz. Sana fotografimi cektirmeden pesini birakmam haberin olsun:Pp

Öpüyorum seni ve güzel anneni:))

Belgin dedi ki...

Atesim, catlama kizzz:)) Sana söz veriyorum bitanem, en kisa zamanda ya sen geleceksin yanima, ya ben gelicem yanina oldu mu tatlim?

Sarip, sarmalayip öpüyorum seni:))

Beşiktaş'lı dedi ki...

İstanbul güzel yer.Dostlarla buluşmak daha güzel...

Belgin dedi ki...

Sevgili Besiktasli, hosgeldin:) Istanbul gercekten güzel, dostlarla bulusmaksa baska bir güzeldi.

Sevgilerimle

Yorum Gönder

Kaynayan Kazana sizde bir şeyler atın:)