RSS

4.08.2009

Punchinello

Wemmicksler bir orman halkıdır. Herbireri Eli isminde bir Marangoz tarafından yapılmıstır. Eli`nin Atölyesi bir tepenin üstündedir, Wemmickslerin yaşadığı köyde bu tepenin eteklerindedir.

Wemmickslerin hiçbiri diğerine benzemez, kimisinin burnu büyük, kimisinin gözleri, kimisi uzun, kimisi kısadır. Kimisinin Şapkası var, kimisinin Mantosu. Benzer yanları ise, hepsini Eli´nin yapmış olması, odundan yapılmış olmaları ve aynı köyde birlikte yaşıyor olmaları.

Wemmicksler her gün aynı şeyi yapıyorlar: Birbirlerine Etiket yapıştırıyorlar. Her Wemmickste bir kutu altın yıldızlı, bir kutuda gri puntolu etiket var. Köyün bütün sokaklarında birbirine Etiket yapıştıran Wemmickslere rastlamak mümkün.

Odunları pürüzsüz, boyaları canlı ve güzel olanlara altın yıldızlı etiketler, odunu pürüzlü, boyaları dökülmüş, çizilmiş olanlara ise gri puntolu etiket yapıştırıyorlar. Yetenekli olanlar, mesela bir kutunun üstünden atlayabilenler, bir çubuğu başlarının üzerinde tutabilenler, şarkı söyleyebilenlere herkes altın yıldızlı etiketler yapıştırıyordu. Bazılarına altın yıldızlı etiket yapıştırıldıkça daha çok etiket almak için hemen yeni birşeyler yapmaya başlıyorlardı.

Bazılarınınsa hiçbir yeteneği yoktu, bunlaraysa herkes gri puntolu etiket yapıştırıyordu. Ìşte Punchinelloda bunlardan biriydi. Onlar gibi hoplamaya çalışıyordu ama düşüyordu, düşünce diğerleri etrafına toplanıp ona gri etiketi yapıştırıyorlardı. Düştüğü zaman odunu çiziliyor, çizilincede diğerlerinden daha çok etiket alıyordu, neden düştüğünü anlatmaya çalışırken, aptalca şeyler söylüyor ve böylece daha çok etiket alıyordu. Bir zaman sonra Punchinellonun o kadar çok gri puntoları vardı ki, dışarı çıkarsam belki aptalca bir şey yaparım korkusuyla artık evden dışarı çıkamaz olmuştu. Dışarı çıktığında ise onun bir çok gri puntolu etiketi olduğunu görenler, ona sebepsizce gri etiket yapıştırır olmuşlardı.

“Onun o kadar çok gri puntolu etiketi var ki, o iyi bir Wemmicks değil!” diyordu diğer Wemmicksler. Punchinello`da onlara inanmaya: “Ben iyi bir Wemmicks değilim!” demeye başlamıştı. Artık dışarıya çıktığı zamanlar, zamanını kendi gibi gri etiketli diğer Wemmickslerle geçirmeye başlamıştı.

Günlerden bir gün Punchinello, Lulia adlı kızla tanıştı, Lulianın üzerinde ne altın yıldızlı, ne de gri puntolu etiket vardı. “Bende onun gibi olmak istiyorum!” dedi Punchinello. “Başkalarının bana etiket yapıştırmasını istemiyorum.”. Lulia´ya, bunu nasıl başardığını soru, Lulia`da: “Bu çok basit, ben her gün Eli`yi ziyaret ediyorum!”

“Eli?”

“Evet, Eli, ben onu her gün atölyesinde ziyaret ediyorum.”

“Neden?”

“Bunu neden kendin bulmuyorsun, bak Atölyesi işte şu gördüğün tepenin başında!”, Lulia bunu
söyledikten sonra, dönüp gitti.

Punchinello: “Ama o belki beni görmek istemez!” diye bağırdı Lulianın arkasından, ama Lulia bunu duymadı.

Punchinello eve gidip, pencerenin önüne oturdu, sokakta durmadan biribirine etiket yapıştıran Wemmicksleri izledi: “Bu hiç iyi bir şey değil!” diye düşündü ve Eli´ye gitmeye karar verdi.

Hemen tepeye doğru yola çıktı. Atölyenin kapısından içeriye girince, orada gördüğü aletlerin büyüklüğünden korktu, tam dönüp geri gidecekken ismini çağıran bir ses duydu: “Punchinello?”, bu ses derin ve şefkatlıydi, Punchinello olduğu yerde donup kaldı.

“Punchinello! Seni görmek ne güzel. Dur, sana şöyle bir bakayım!“ Punchinello yavaşça döndü, karşısında heybetli bir adam duruyordu: “Sen beni nerden tanıyorsun, benim adımı nerden biliyorsun?” diye sordu çekinerek.

“Tanımazmıyım hiç, seni ben yaptım.” Eli eğilip onu aldı ve masanın üzerine oturttu. “Hmmm”, diye homurdandı, Punchinello´nun üzerindeki etiketleri görünce. “Görünüşe bakılırsa sana yeterince kötü etiket yapıştırmışlar.” dedi.

“Ben istemedim Eli, iyi olmak için inan o kadar uğraştım.”

„Benim önümde kendini savunmana gerek yok, benim için diğer Wemmickslerin ne düşündüğü hiç önemli değil.“

„Gerçekten mi?“

„Evet, senin içinde önemli olmamalı, onlar kim ki başkalarına altın yıldız ve ya gri puntolu etiketler yapıştırıyorlar? Onlarda senin gibi Wemmicksler, onların senin hakkında ne düşündükleri hiç önemli değil, benim ne düşündüğüm önemli, bense senin çok özel biri olduğunu düşünüyorum!“

Punchinello gülmeye başladı. „Ben mi, ben nasıl özel biri olabilirim ki, hızlı koşamıyorum, yüksek hoplayamıyorum, boyam dökülüyor, benim nerem özel?“

Eli ellerini yavaşça Punchinellonun omuzlarına koydu ve yumuşacık bir sesle: „ Çünkü sen benimsin ve benim için çok önemlisin!“ Punchinello`ya şimdiye kadar kimse böyle bakmamıştı, Punchinello ne söyliyeceğini şaşırdı.

„Her gün senin gelmeni bekledim.“ dedi Eli.

„Ben etiketsiz biriyle tanıştım, onun için geldim.”

„Biliyorum, bana anlattı.“

„Etiketler onun üzerinde niye durmuyor?“

„O istemediği için, onun için diğerlerinin düşünceleri önemli olmadığı, o sadece benim düşüncelerimi önemsediği için etiketler onun üzerine yapışmıyor. Biliyormusun, sen istemezsen, hiç bir etiket üzerine yapışamaz!“

„Nasıl?“

„Etiketler sen onları önemsersen üzerine yapışır. Sen benim sevgimden emin oldukça, etiketleri önemsemen azalır.“

„Doğru anladığımı zannetmiyorum ama…“

„Beni anlaman için zamana gerek var, bir gün anlıyacaksın, o gün gelene kadar, sen her gün beni ziyaret etmeye devam et. Et ki sana seni ne kadar sevdiğimi ve benim için ne kadar önemli olduğunu hatırlatayım."

Eli Punchinello`yu kaldırarak yere bıraktı.

„Ne kadar özel biri olduğunu hatırla, bil ki seni ben yaptım ve ben hata yapmam!“

Punchinello bu sözleri dinlerken, aklından: „Galiba gerçekten böyle düşünüyor!“ diye geçirdi, aklından böyle geçirir, geçirmez üzerindeki etiketlerden biri yere düştü.

Max Lucado

Resim:
Pixelio

21 Kişi ses vermiş:

özii dedi ki...

Çok etkileyici , çok güzel bir hikaye. Bende Punchinello`yu seviyorum. Seni de :)

Ve çıkartmamız gereken ne çok ders var ...

Ateş Böceği dedi ki...

insan özel olduğunu anladığı gün mutlu yaşamayıda öğreniyor sanırım ....
Ve bu hikaye çok güzeldii...:):)

Sevgilerimle ..

Dolunay dedi ki...

bılmıyordum ogrendım sayende ablacım.sana kocaman sevgılerımı yolluyorum.

Gülen Tezer Üstün dedi ki...

Etiketlenmeye alıştıkça mı kabulleniyor insan yoksa; hani birine 40 gün deli demişler, deli olduğuna inandırmışlar ya; o hesap. Etiketlemek ne kadar da kolay. Yapabilmesi becerebilmesi için destek vermek yerine en ufak bir hatasında etiketlenen insanlar bir zaman sonra kendini etiketleyenler gibi düşünmeye başlıyor hakkında. Ta ki biri 'farkına vardırana' kadar.
Güzel, etkileyici, çarpıcı, günlük hayattan bu öykü için teşekkürler tatlı büyük cadım Belgin'im :)

Gülen Tezer Üstün dedi ki...

Canım büyük cadım;
'BEN'e yorum bıraktım. Defalarca okunası, yön veren, ufku açan bu öykü için salak teyzesi Sara'yı kutluyor ve çok öpüyor :)

öykü dedi ki...

sevgılı Belgın sana bı mım var bloguma ugrarsan sevınırım
sevgılerımle

YAŞAMIN KIYISINDA dedi ki...

Düşündürücü ve ders verici!
Sağol canısı, çok teşekkürler...
Sevgiler...

sufi dedi ki...

Üzerimde etiket falan da olsa , yeteneklerim başarılarım da olmasa beni çok seven bir yaratıcım olduğunu duymak beni çok sevindirdi cadı kardeşim.Ne güzel bir hikaye ne anlamlı!
Daha bu sabah "beni bu koca ömrümde en çok babam sevmişti "demiştim sözümü geri alıyorum beni en çok beni yaratanın sevdiğini bu yazınla öğrendim teşekkür ediyorum canım.

Zeugma dedi ki...

Çok güzel bir hikaye bu. Ders alınması gereken ne çok detay var inceden..
Birilerine etiket yapıştırmayı çok sevenler vardır. Aklıma ilk gelen buydu. Bir de öyle olmadığı halde kendini yaldızlı etiketlerle gösterme merakı olanlar vardır.
Ama her zaman Punchinello gibi olanlar kazanır. Öncelikle Yaratan'ın katında..
Paylaşım için teşekkür ediyorum Belgincim ..
Sevgiler..

özlem dedi ki...

Ne güzel hikayleler okuyorum bu gün sağol Belgin'ciğim.
Sevgilerimle...

Çınar dedi ki...

Çok düşündürücü ve güzel bir hikaye. Paylaşımın için teşekürler canım

Sevgiler

Belgin dedi ki...

Öziim, begendigine sevindim:)) Nerelerdesin kuzum, özledimmmm!!
Öpüyorum cok cok

Belgin dedi ki...

Atesim, sende benim özellerimdensin bitanem:))

Belgin dedi ki...

Dolunayim, her gün yeni bir seyler ögrenmek ne güzel di mi:))
Kocaman öptüm gülüm

Belgin dedi ki...

Gülenim, etiketlemek ne kolay, oysa etiketlerden kurtulmak ne zor degil mi?

Sara seni cok seviyor, teyzem bu gün neler kesmis, neler yapmis diye soruyor:))

Seviyoruz seni tatli dillim, eli makaslim:))

Belgin dedi ki...

Yazdim Öyküm, cok tesekkürler.
Sevgiyle kal güzel gözlüm:))

Belgin dedi ki...

Nur ablam, ben tesekkür ediyorum:))

Öptüm ablacim:))

Belgin dedi ki...

Dilek ablacim, Rabbim bizi bizdende cok seviyor, boyamiz dökülsede, odunumuz cizilsede:))
Öpüyorum güzel yanaklarindan, sariliyorum sana SIMSIKI:))

Belgin dedi ki...

Zeugmacim, görebilene, anlayanabilen:)) Gören, anlayan yüreklere kucak dolusu sevgiler:))

Belgin dedi ki...

Özlemim, bu gün sansin hikayelerden acilmis anlasilan:)) Begenmene sevindim:))

Sevgiyle kal

Belgin dedi ki...

Cinarim, ulu agacim, ben tesekkür ediyorum.

Sevgilerimle

Yorum Gönder

Kaynayan Kazana sizde bir şeyler atın:)